Ara

Tercihin Seni Anlatıyor Mu?


Kişisel önceliklerimiz, değerlerimiz, yetenek, beceri ve isteklerimiz hayallerimizi bilirsek, yapacağımız tercih bizimle uyumlu oluyor. Bizim ile ters düşen tercihler, yarardan çok zararı veriyor. Hayatta başarısız, yetersiz, güçsüz, kızgın, takdirsiz, kendimizden şüphe duymamızı, mutsuz hissetmemizi sağlıyor.


Doğru tercih maddi ve  manevi tatmini sağlıyor, yaptığın iş beğeniliyor, takdir alıyor, ödül alıyor, işin en iyisi oluyor, huzur ve güven hissi oluşuyor.


İki kahraman var bu hikayede: Biz ve tercihimiz

Hadi keşfe çıkalım!


Seçilen iş, meslek, okul, şehir, eş, ev, araba ile bizim aramızda uyum varsa sorun yok, tercihlerimiz ile bizim aramızda uyumsuzluk varsa başımız dertte demektir. İçimiz ve dışımızdaki her şey ile çatışır halde buluruz kendimizi, huzurumuz kaçar,  işbirliğini bozar, umutsuz bırakır, tüketir insanı.


Albert Einstein, diyor ki, “Aslında herkes dahidir. Siz bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.”

-İşimizdeki maddi kazancımız bize ne hissettiriyor olacak?

-Seçtiğimiz okul bize nasıl bir deneyim katacak?

- “...Mesleği” yapıyorum demek, bize tam olarak ne statü getirecek?  

- Gelecek on yıl içinde bu seçtiğime ihtiyaç duyulacak mı?


Kariyer seçimini ele alalım; atılacak en verimli adımın yol haritasını çıkarırken; kendi öncelikli değerlerimiz, beceri alanlarımız, ihtiyaçlarımız, ile dünyanın neye ihtiyacı var ve nasıl en iyi faydayı sağlarız diye düşünmek gerekecek.


Performansın Zirvesi

Microsoft gibi dünya markaları, kendi potansiyellerini, kurumunun performansına katabilecek bireyler ile çalışmak isterken, bizler de artık liderimizi seçtiğimiz, ait hissedebileceğimiz, geliştirmek için heyecan duyacağımız, işe- takıma değerli katkılar sunabileceğimiz bir kurumda olmayı öncelikle tercih edebiliriz. Bu “ölçülemeyen”, zirve bir performans demektir.



Bunun için proaktif olmaya ve özenli bir araştırmaya ihtiyaç var.

Kendimizi doğru tanımak ile başlayıp, İçinde  bulunduğumuz çevre, konu, sektör; içinde olmadığımızı düşündüğümüz sektörler, şimdilerde öngörülmeyen olanı, öngörülebilecek rol modeller ile iletişimde olmak, yeni iş şekillerini anlamak için zaman ve enerji harcamak gerekecek.


Dünyada hızla güçlenen Network ağı sayesinde sadece çevreye aşina olmak değil, çevrenin de bize aşina olmasını sağlamak hayati bir önem taşıyor.


Bilginin ve ihtiyaçların bu kadar hızla dönüştüğü şekil değiştirdiği bir  zamanda; Leaders Make the Future (Liderler Geleceği Yaparlar) kitabının yazarı Bob Johansen, bugünün değişen kriterlerini şu sözleriyle dile getiriyor:

“Sabır, sağduyu ve belirsizlikle yaşamayı gerektiren bir çelişkiler dünyasına giriyoruz.”

Tercih ettiğiniz her ne ise, çok yakın bir zamanda şekil değiştireceğini kabul edip, disiplinler arası bağlantılara ihtiyaç olacağını da fark edip, kendini ve tercihlerini eşleştirmek büyük bilgelik olacaktır.


Ünlü yönetim düşünürü Peter Drucker’in 1990’larda söylediği gibi: “Eğer 5 yıl sonra, şu anda yapmakta olduğunuz işte iseniz, iş dünyasının dışında kalacaksınız demektir.” 

Böylece fark edeceğiz ki, yeteneğimiz becerilerimiz ne kadar iyi olursa olsun, yeni beceriler seti edinmek gerekecek.


Hızlı Öğrenmeyi Bilmek!


İş kuramcısı olan Arie de Geus “Rakiplerinizden daha hızlı öğrenme becerisi tek sürdürülebilir rekabet avantajınız olabilir.” diyor.

Fortune 500 listesine bakınca, son 15 yılda listedeki şirketlerin yüzde 52'sinin  kaybolduğunu görüyoruz. Yeniye uyum sağlayabilmek, geleneksel şirketler söz konusu olduğunda da, hayatta kalmak için son derece kritik bir husus artık.


1869’da kurulmuş olan 150 yıllık bir banka Goldman Sachs, artık kendini, teknoloji şirketi olarak tanımlıyor. Geleneksel şirketler de hayatta kalmak için, rekabet güçlerini koruyabilmek için, değişen dünyaya uyum sağlamaya çalışıyorlar. Uyum sürecinde kendi içlerinde yenilenmeye giderken,  bir yandan inovasyon ve startuplar ile iletişim içindeler.


İşe alacakları adayların, geçmişine daha az baktıklarını, daha çok şirket kültürüne nasıl katkı verebileceklerine odaklandıklarını, karşılaşacakları bazı durumlara dair deneyimlerini ve bazı kurgusal senaryolara, verecekleri tepkileri daha çok önemsediklerini vurgulayan yetkililer; adayların becerilerine en uygun bölümlerin belirlenmesi sürecinde, özgeçmiş analiz edebilen algoritmaları denediklerini söylüyorlar.


Bundan on yıl sonra şimdi var olmayan işlerin başında olabiliriz.

Bunun için öz farkındalık, öğrenmeyi öğrenmek, merak, yeni beceriler için cesaret de gerekiyor. 


En İyi tercih, sana en uyumlu olandır!


-1-Mümkün olduğunca seçenek (gözden kaçmasın önlemek) oluşturmak için araştırma yapmak

-2-Değerlerimiz ile örtüştüğünü ilk adımda gözle görünür kılmak için olumlu- olumsuz yönlerini yazmak  

-3-Sadeleştirmek, olmazsa olmazlarımızı göz önünde bırakmak 

-4-Diğerler seçeneklerden farkını  bilmek, gerçeğini deneyimlemek, en azından nasıl hissettireceğini araştırmak

-5-Güvendiğiniz ve bizi çok  iyi tanıyan birilerine anlatmak (kulağa nasıl geliyor) nasıl hissettiriyor?

-6-Zorluğa hazırlanıp, gelişim basamaklarında  kararlılık için adım adım planlamak. 

Başkaları ne der diye bulduğun işte kendine yabancılaşabilirsin.  


Doğru bir tercih için ciddi bir araştırma, seni kendine getirir.  Kutunun dışına çıkıp, bir yol arayabilir, sınırlarını zorlar, risk alabilirsin. Tüm başarmışların yaptığı gibi.


Saadet Şen Öner

14.07.2019


© 2019 by Saadet Şen Öner

LAST_EDİT_DOMINO_PLUS_(2).png